10.09.2008

Kestaneli Tart


Yemek guru'larımdan biri olan Feyza ablamın tarifidir..Kendisi İsviçre'de yaşar, yeni tariflerle meşgul olur :) Yazın kendisinden öğrendiğim tariflerden ilki ;

Malzemeler
3 yumurta
150 gr şeker
150 gr tereyağ (erimiş)
200 gr fındık tozu (çiğ) (burda varmı bilmiyorum kendisi gelirken bana da getirmiş)
280 gr kestane püresi (kafkas)

Yumurta ve şeker mikserle iyice çırpılır. Kestane püresi ilave edilir. Fındık ve tereyağıda ilave edilip kaşıkla yavaş yavaş karıştırılır. Yağlanıp fındık tozu serpilmiş kalıba (biz yuvarlak silikon kalıp kullandık) dökülür. Önceden ısıtılmış 180 derece lik fırında 35 dk pişirilir.

Yusufçuk


Tubacımın evine konuk olmuştu sevgili Yusufçuk, biraz bizimle kaldıktan sonra uçtu gitti nereye bilinmez.. Kendisini çok seven can arkadaşımada bu minik hatırayı bıraktı kendinden.. Tubacım geçmiş olsun çabuk iyileş emi, bak süt kızını yollayabilirim annesine baksın :)

25.08.2008

İlk dişler ve Diş Buğdayı Partisi

Kızımın ilk dişleri babanne ziyaretimizde çıktı.. Pek nadiren raslanan üst yan kesici dişleri çıktı, İlk gören Fehime halasıydı.. Hemen sağ sol arandı, ilk dişlerin müjdesi verildi, ertesi güne planlanan doğum günü partisine hemen diş buğdayı kutlamasıda eklendi, şekerlemelerle süslenip kızımın başından döküldü:)Şimdi Berin güldüğünde Minik bir vampirellaya benziyor :)

ps:3. dişimizde bu cuma çıktı (alt ön-22.08.2008)

"Beğ Bazarı" Nam-ı değer Beypazarı

Bu seferki Ankara ziyaretimizde ilk defa sınırların dışına çıkabildik.. yaz, sıcak demeden Ankara'nın kapalı yollarına rağmen Beypazarı'nın yollarına bir düşende biz olduk. Sıcak havaya rağmen gittiğimizde hepimizin içini ferahlattı insanların güleryüzü, ara sokakların cıvıltısı.. Sokaklar arnavut kaldırım olduğundan arabasında gezen Berin hanım bu durumdan çok hoşlanmadı, babasının kucağından inmedi ama oda bu seyahatten çok zevk almışa benziyordu. Havuç yetiştiriciliğinde öncülük ediyormuş Beypazarı o nedenle havuçlarını sahiplenmeyi de bilmişler, havucun lokumunu, suyunu her bişeyini yapıyorlar.. Meşhur lezzetlerininde tanıda bakmayı ihmal etmedik

Kuru Fırını



Beypazarı Güveci

Beypazarı Dolması

Höşmelim

80 katlı baklavası

23.08.2008

Selimiye Köyü ve Jenny's House




Selimiye Köyü


Selimiye Köyü Plaj


jenny yenge kahvaltısı


patlıcan salatası


kabakçiçeği dolması


kızkumu


marmaris

Selimiye Köyünde kaldığımız sürede bizi ağırlayan evin sahibesi Jenny sayesinde tatilimiz inanılmaz keyifli geçti. Sabahları hazırladığı harika kahvaltısı ve güleryüzüyle 4 günlük planladığımız rotamızı uzatıp buraya demirledik ve tüm tatilimizi burada geçirdik. Diğer konuklarda çoğunlukla bizim gibi İstanbuldan gelen tatillerinin 2-3 günlük kısımlarını muhakkak burada geçiren ailelerdi. Kahvaltının namı değer adı "Jenny Yenge Kahvaltısı :)" başlangıcı ballı yoğurtla açılıyor, demli çaya eşlik eden ve günlük yapılan taze köy gözlemesi, ev yapımı reçeller, mis kokulu domatesler eşliğinde harika kahvaltılar yapılıyor.

Köy o kadar sakin, insanları o kadar samimiki daha ilk günden orada hiç yabancılık çekmiyorsunuz.. Gittiğimiz günden dönene kadar köy sakinleri sürekli olarak badem kırma telaşındaydılar. Denize girdiğimiz yerde pansiyonumuzun bize önerdiği deniz kenarındaki Selene Restaurantın plajıydı. Deniz o kadar berrak ki insanın çıkası gelmiyor, havası öyle güzel ki insanın iştahını kabartıyor.. ee iştahımız açılınca akşam ne yiyebiliriz diye sorduk, akşamları şezlongların yerine masaların konduğunu ve günlük taze balıkların olduğunu öğrenince tavanı yıldızlarla kaplı restaurantımız favorilerimiz arasında yerini aldı..

Gündüzleri denizden önce bir kaç günde Selimiyede yakın yerleri gezdik. Bayır, Kız kumu, Şelale, Bozburun, bir akşam Marmaris günlük kısa gezilerimiz arasındaydı..

eve dönüş


Son iki ayımız ne kadarda hareketli geçti, Berin'i attık arabaya düştük yollara :) Anneanne, Babaanne ziyaretleri derken kısa gezilerle alıştırmalar yaptık, en son soluğu Marmaris Selimiyede aldık, zaman geçti oda bitti ilk kez gittiğimiz Selimiye'den seneye tekrar görüşmek üzere dileklerimizle ayrıldık.. Bu arada kızımızın 3 tane dişi çıktı, oturarak her yere gitmeye başladı, ilk yüzme serüvenini yaşadı...Küçük hanım artık ailenin tam üyeliğine alındı :)

11.08.2008

Tatildeyim

Uzun bir aradan sonra bloguma henüz vakit ayırabildim. Aslında burada pek vakit olmuyor ama kahvaltı sonrası bana eşlik eden çay molasında sizinle paylaşmak istedim Selimiye de olduğumuzu... Bir delilik edip 10 aylık bebeğimizi alıp kaçtık İstanbuldan.. İyikide kaçmışız.. Burası o kadar sakin, deniz o kadar güzelki.. berin balık kız olma yolunda

şimdilik bu kadar.. buradakilerin dedikleri gibi gidiverem ben,giriverem denize

13.06.2008

Güveç



Bu harika güvec yemeğinide benim anneannem yani Berin'in büyükannannesi yapmıştı. anneannecim ellerine sağlık..

semaver'in tadı..



Bizim oralarda adettir semaver.. özellikle kuzudan sonra :) babamın elleriyle hazırladığı semaver çayını da keyifle içtik..

Dedesinin Kuzusu :)






Bizim ailede gelenek haline geldi.. Baba evine gidince kuzu dolması yapılır,, eş dost çağırılır, annem elleriyle içini hazırlar doldurur diker fırına verilir 4-5 saat sonra hımmmmmmmmm afiyetle yenir.

Ayşe Berin'e Anneannesinden hoşgeldin partisi








Sıra Ayşe Berin'i ananne&dede evine götürmeye gelmişti.. Dayısı annesiyle Berin'i aldı Osmancık yollarına düştü.. 15 günlük bu maceramızdada her günümüz birbirinden güzel geçti. Gelişimiz nedeniyle annannemiz arkadaşlarıyla birlikte Berin'e minik bir parti bile düzenledi :)

9.06.2008

Kuzuluk dönüşü Sapanca molası





yağmurları arkamızda bırakıp evimizin yolunu tutarken kısa bir sapanca durağı yaptık.. yaz çoktan yüzünü göstermişti :)

Tatil sezonunu açtık.. İlk durak Kuzuluk'tu..





Geçen yıl anne karnında ziyaret ettiğimiz kuzuluk'a bu yıl kızımızı kucağımıza alarak gittik :) Yağmurdan pek dışarı çıkaramasakta güneşin yüzünü gösterdiği her an kendimizi kapı dışarı attık.. Civardaki alabalık tesisleri de her yıl daha iyiye gitmekte.

28.04.2008

yağmurlu bir pazar gezintisi





dün havada biraz güneşi görünce heman kendimizi dışarı attık..Hıdiv Kasrın'a gittik. lalelerin zamanı geçiyor sanıyorum, ama ala çok güzellerdi.. yeşilin her tonu vardı, menekşeler rengarenkti.. Berin huysuzdu :)

portakal


resmini çekince çok sevdim, sadece paylaşmak istedim :)

Kayseri'de kilo almamak!





imkansız

buraya baya eksik resimler koydum, mantı, dolma ve pideleri resimlemek aklıma bile gelmedi, ama son gün blogum için fedakarlık yapıp yemeden önce resimleyeceğim birkaç lezzeti yakaladım :) Kayseri dolması inanılmaz lezzetli, minik minik sarmışlar, yaprağıyla ilgili bir hikaye dinledim ama unuttum.. bir sonraki kayseri gezisinde not almaya karar verdim. Yediğimiz iskender kayseri'nin ünlü mutfağı olan Elmacıoğlu İskender de yenmiştir.. Ayrıca yemekten sonra gelen balda kızarmış dondurma inanılmazdı. Birde İstanbul'da pek karşılaşmadığım ufaklıklara gösterilen ilgide çok hoştu doğrusu, balonlarını ve şekerlerini alan ufak canavarlar bize rahat nefes aldırdı.

26.04.2008

İlk 3'lü seyahatimizi yaptık





kayserideydik..

Berin henüz 10 günlükken tanıştığı Emre abisi ve Zeynep'e tekrar kavuştu.. Birbirlerini daha yakından tanıdılar, oyunlar oynadılar :) Ufalıkları üşütmeyelim diye erciyese çıkamadık bu sefer bende evden seyreyledim, Beştepe'ye çıktık Kayseri Evi'ni gezdik.., dolaştık ve harika yemekler yedik..

5.04.2008

bahçede mangal



çok güzel bir gün geçirdik.. yatmadan eklemek istedim...ayşe berin ve süt oğlum osmanın gürültüleri ve enfes bir havayla ve mangaldan gelen misler gibi kokular eşliğinde bahçede mangal keyfini yaşadık :)

3.04.2008

keşif



kızım oturmayı çok sevdi, ne bulsa ağzına sokma dönemindeyiz..

Karnabahar



sanırım baharda yetişdiği için adına karnıbahar demişler, şimdi başlığı yazarken aklıma geldi. ama bazı bloglarda "karnıbahar" bazılarında "karnabahar" olarak geçiyor ismi. bende araştırdım doğrusunun karnabahar olduğunu öğrendim. http://tr.wikipedia.org/wiki/Karnabahar den hakkında bilgi alabilirsiniz.

pazardan aldığım karnıbaharla yemek yapmak istedim, tarifi portakal ağacındaki tariften aldım. Yapılışı şöyle;

malzemeler:

1 orta boy karnabahar
yetecek kadar kıyma
1 soğan
1 yemek kaşığı domates salçası
zeytinyağı
yarım çay bardağı pirinç
tuz
yarım limon suyu

soğanı yemeklik doğrayıp kıyma ile birlikte kavurun. salçayı ilave edin. parçaladığınız karnıbaharları da tencereye ekleyip 1-2 dk. çevirin. sonra ılık su, yarım limonun suyu ve pirinçleri ilave ederek önce yüksek sonrada kısık ateşte pişirin. yaklaşık 15 dk.da pişiyor.

afiyet olsun..